Aspirinin hikayesi aslında binlerce yıl öncesine, antik medeniyetlere kadar uzanır. Antik Mısır ve Yunan tabletlerinde, ağrıyı kesmek ve ateşi düşürmek için söğüt ağacı kabuğunun kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Hipokrat, milattan önce 5. yüzyılda söğüt kabuğundan elde edilen tozun sancılara iyi geldiğini yazmıştır. 19. yüzyılda bilim insanları söğüt kabuğundaki aktif maddenin salisin olduğunu keşfettiler; ancak bu madde saf haliyle mideye çok ağır geliyordu. Bunun üzerine Alman kimyager Felix Hoffmann, babasının romatizma ağrılarını dindirmek için salisilik asidi daha içilebilir bir form olan asetilsalisilik aside dönüştürdü. Madde, 1899 yılında “Aspirin” ismiyle tescillendi ve dünyanın ilk seri üretim ilaçlarından biri haline geldi.
Teknik adıyla asetilsalisilik asit olan aspirin, temel olarak üç ana etkisiyle bilinir: ağrı kesici (analjezik), ateş düşürücü (antipiretik) ve iltihap giderici (anti-inflamatuar). Aspirin, vücutta prostaglandin adı verilen ve ağrı, ateş veya ödem oluşmasına neden olan kimyasalların üretimini durdurarak çalışır. Ayrıca, kanın pıhtılaşmasını sağlayan “trombositlerin” birbirine yapışmasını engellediği için kan sulandırıcı olarak da kullanılır. Bu özellikleri nedeniyle uzun yıllar boyunca, kalp krizi geçirmiş kişilerde ikinci bir krizi önlemek (sekonder korunma) amacıyla altın standart olarak kabul edilmiştir.
Yıllardır süregelen “Günde bir aspirin ömrü uzatır mı?” sorusuna cevap bulmak için yapılan ASPREE-XT çalışması, Lancet Healthy Longevity dergisinde yayınlandı. 19.114 kişi üzerinde, yaklaşık 10 yıl boyunca yapılan araştırmanın çarpıcı sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Araştırmacılar, 70 yaş üstü sağlıklı bireylerde düşük doz (100mg) aspirin kullanımının “sağlıklı yaşam süresini” uzatıp uzatmadığını inceledi. Yaklaşık 10 yıllık takip sonunda, aspirinin sağlıklı yaşam süresi üzerinde anlamlı bir pozitif etkisi saptanmadı.
Elde edilen veriler, özellikle 80 yaş ve üzerindeki bireylerde aspirin kullanımının ölüm, bunama veya fiziksel engellik riskini artırabileceğine dair soru işaretleri oluşturdu. Ayrıca aspirin grubu, placebo grubuna kıyasla %24 daha fazla ciddi kanama riskiyle karşı karşıya kaldı. Yani aspirin, bu yaş grubunda fayda sağlamadığı gibi, ciddi riskleri de beraberinde getiriyor.
Sonuç olarak bu çalışma, kalp-damar hastalığı olmayan sağlıklı yaşlılarda “tedbir amaçlı” aspirin kullanımının sağlıklı ömrü uzatmadığını kanıtlıyor. Unutulmamalıdır ki aspirin bir şeker değil, ciddi bir ilaçtır. Doktorunuza danışmadan sağlıklı yaşlanmak için aspirin kullanmaya başlamak beklediğiniz faydayı sağlamayabilir, hatta size zarar verebilir.

No responses yet